GÖNÜLGÜLÜ

Ana Sayfa Profilim Arşiv

HAKKIMDA

Düşüncelerine tutun! Kendi vicdanının yargıcı, Kendi günahının tövbekârı ol! Kendi acısının sabredeni, Kendi sıkıntısının ilacı, Kendi dertlerinin dermanı ol. Kendi yalnızlığının dostu, Kendi cümlelerinin anlamı, Kendi sessizliğinin sesi ol!


SAAT KAÇ OLMUŞ



/">


KATEGORİLERİM

  • BANKA
  • CİLT BAKIMI
  • DANTEL
  • DİNİ KONULAR
  • EĞLENCE
  • FİNANS
  • GENEL KÜLTÜR
  • LUXURY HOTEL
  • LUXURY VİLLA
  • LUXURY YACHT
  • LİF MODELLERİ
  • MODA
  • SAÇ BAKIMI
  • SAĞLIK
  • TATİL&TURİZM
  • TEKNOLOJİ
  • TÜLBENT MODELLERİ
  • YAŞAM
  • YEMEK
  • ÖRGÜLER
  • ŞİFALI BİTKİLER


  • SON YAZILARIM

    SODALI BÖREK
    GELİN SAÇI AKSESUARLARI
    RENKLERİN GÜÇ VE POTANSİYELLERİ
    Başlıksız
    Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili
    Yaşama dair
    ŞU GÜZELLİĞE BAKIN!!
    TAVA PİZZASI
    Ergen Ne Hisseder, Nasıl Davranmak İster?
    KYC compliance
    FOREX EDUCATION
    ASC Process Systems
    Tactics Of Edgeos
    ELECTRONIC
    Gelin Patiği ....
    MetaTrader 4
    SCOİN PORTO ROTONDO SRL
    THE LAST DAYS OF PRIVACY
    SATIR ARASI HÜZÜN
    Ayva'yı yemek için 12 neden
    Laser-based research and development at the CSIR:
    Huntron Scanners
    SHADYSİDE INN SUİTES
    POZİTİF DÜŞÜNCELERLE NEFES ALABİLME
    10 dkk içinde pırıl pırıl bir cilt


    ARKADAŞLARIM

    cizgifilmoyunlari
    bricoleuse
    tarifdefterim01
    98libeyza
    yasamdanhersey
    orkide33
    zengin42
    bizimegemiz
    uyanangenclik
    ilkayinmekani
    anemonunmutfagi
    gelinciklerdiyari
    1hercaikardelen
    rufeydem
    dnaharikasi
    oyuncu
    tulin25
    aymuzese
    baharcaaa
    didoli82
    gelincicegii
    ilkaycahobiler
    kezibanyenge
    meryemce00
    bakimliciltlericin
    papatya68
    sihirliyumak
    MSSSEVGI
    karlitorosdaglari
    SedatReisVatansever
    teknolojiyleyasam
    turnayla
    sema42
    army
    bilginerdogan
    1964anne
    adasu08
    alaska1
    aleynam2006
    asaygur
    aydanur42
    batuhan4477
    BECEDE
    berru78esila
    bilgiliali
    bulmaca01
    gurbetkusuu
    gonuldeneledokulenler
    hulela
    kaderimsinhobi
    keskinlininmutfagi
    gulgununmutfagi
    lalezarhobi
    mineabla
    naliya
    nasibim
    yersofrasi
    yasaminkiyisindan
    yarenlikk
    usta28
    sevgipinari01
    mkstyle
    ozlemlerimden
    papatyasevenim
    beycaninsandigi
    putri
    sennurrhobi
    reyhan28
    dilyadiyari
    sebebim01
    lezzetvadisi
    ugurbocegi1
    cimcime26
    takidukkani
    Funda2008
    SERAP1980
    alaz01
    yassmintaki
    orgu38
    dizix
    september6
    samen
    ivedi
    alpinch
    CANANN34
    ozleminellerinden
    meryemaslan
    herkesgorsun
    peri51
    success
    gulundunyasi51
    42zengin
    berceste06
    haleler
    adelim
    romankitapozetleri
    belesadam
    barbibarbieoyunlari
    leylahobi
    hayatagaci51


    BAĞLANTILARIM

    * TÜLİN25
    * ARZUCA23
    * MELTEM RÜZGARI



    REKLAMLARIM




    KİMLER GELMİŞ





    BANNERİM






    DOSTLARIN BANNERLERİ

    Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us







    SODALI BÖREK


    6 yufka

    3 yumurta
    2 şişe soda
    1 bardak yağ

    lor peyniri yada light beyaz peynir
    maydanoz

    Tepsiyi yağlayıp üç yufkayı üst üste serelim.Ortasına peynirli harcı serip kalan üç yufkayıda üstüne kapatalım.Sonra kalan malzemeleri karıştırıp dilimlediğimiz yufkaların üzerine dökelim.Yufkalar sosu çekince üzerine susam ,çörek otu serpip fırında pişirelim.afiyet olsun


    Tarih: , 10/3/2009 Kategori: YEMEK
    Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı

    GELİN SAÇI AKSESUARLARI









    Tarih: , 10/3/2009 Kategori: MODA
    Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

    RENKLERİN GÜÇ VE POTANSİYELLERİ

     

    Renk ailesi yaşamımızda güçlü ve etken bir biçimde yerini almıştır. Açık mavi bir görüntü hepimize huzur güven memnuniyet verirken kara bulutlarla kaplı koyu sisli bir gökyüzü içimizi karart stresli ve karmaşık bir ruh hali yaşatabilir.
    Güneşin güzel ışığı bizlere sevinçli  mutlu anlar yaşatırken  yılın her mevsimi bize değişik bir duyguyu yaşatır.Gece gökyüzünde dolunay gördüğümüzde bazılarımız heyecanlı anlar yaşarken bazılarımız olumsuz duygulara kapılabilir. Renk terapide vücuda enerji kazandırmak için kırmızı astral bedene denge ve ahenk vermek için yeşil potasyum sodyum arasındaki dengeyi yeniden kurmak için menekşe rengi tercih edilir.

    Kırmızı: Sağlık Kuvvet Dinçlik Tehlike
    Genel anlamda: Sağlığı muhafaza etme güç fiziksel enerji  dinçlik  aaaaüel tutku  şehvet  tehlike ve cesareti temsil eder. Ateş elementinin rengidir. Kanla dolayısı ile hayat ve ölümle  doğumla  volkanlar ve yoğun duygularla bağlantılıdır. İlkel kabilelerde kırmızı kutsal varlıklarla ve en üst sosyal sınıflarla bağlantılı kutsal renktir
    Kişilik: Kırmızı insanlar çok aktif  dinamik ve hayati enerji taşıyan kişilerdir. Fiziksel anlamda dinç ve kuvvetlidirler  sağlıklarını kolay kaybetmezler. Meydan okunmayı sever ve hayatı hızlı yaşarlar  tutkulu ve cesurdurlar . Duygularını yansıtırlar ve irade gücü gösterirler ancak aynı zamanda hiper aktivite kızgınlık ve öfke taşırlar.
    Turuncu: Teşvik  Yaratıcılık  Cazibe   Uyum Yeteneği
    Genel anlamda:
    Cesaretlendirme  konsantre olma kabiliyetini güçlendirme dikkat çekme  uyum yeteneği  stimülasyon ve teşvik etme yeteneğini temsil eder.
    Kişilik: Turuncu insanlar aktivite ve düşünceyi birleştirirler. Yaratıcı  zeki ve ayrıca artistiktirler. Uyum yetenekleri ve konsantre alabilme kabiliyetleri sayesinde yaptıkları işte başarılı olurlar. Güç  pozitiflik  hırs ve macera duygusu taşırlar. Bu özellikleri ile etrafındakileri çekerler ve cesaretlendirirler. Koyu turuncu kişilikler yorgunluk  depresyon ve gerilim yaşarlar.

    Pembe: Aşk  Dostluk  Acıma  Cömert Duygular  Gevşeme
    Genel anlamda:
    Kırmızının yoğunluğunun hafifletilmiş halidir. Hassas duyguları ve duygu karışımlarını  rahatlama ve gevşemeyi  ahlak ve şeref duygularını  genel başarıyı temsil eder.
    Kişilik:
    Pembe insanlar  kötülüklere karşı direnen ve üstesinden gelebilen kişilerdir. Ahlak ve şeref duyguları gelişmiştir. Aşk ilişkilerinde çok duygusaldırlar. Stres altında dahi gevşemeyi bildiklerinden ve kin duygusunu asla taşımadıklarından genelde başarılı olurlar. Çevrelerindeki insanlara karşı duygularında cömerttirler ve ruhani iyileştirme özelliğine sahiptirler.
    Sarı: Çekicilik  Hareket  Bilgi  Neşe  Konfor
    Genel anlamda:
    Sarı hava elementinin rengidir. Güneşi  hububatı ve düşünce gücünü temsil eder.Akıl  hareket  seyahat  iletişim  kehanette bulunma ve güveni temsil eder.
    Kişilik: Sarı insanlar  zeka ve akıl yolu ile elde ettikleri bilgiyi çevrelerine aktarırlar ve ikna yeteneğine sahiptirler. Neşeli ve kıskanç kişilerdir. Mükemmel bir analitik zihne sahiptirler ve olayların çözülmesinde güvenilir kişilerdir.Kehanette bulunabilirler. Hareketlidirler ve seyahati severler. Ancak koyu sarılar patronluk taslayabilir  kontrol arzusu ve egoizm gösterebilirler.
    Siyah: Karşı Durma  İnkar  Yok Etme
    Genel anlamda
    : Evren ve uzay boşluğunu temsil eder  siyah renklerin yokluğudur. Bazı kültürlerde bilgeliği temsil eder. Siyah şeytani bir renk değildir. Negatif anlamda şaşkınlık  karışıklık  üzüntü  kayıp ve yas tutma anlamları taşıyabilir.
    Kişilik: Siyah insanlar olayları kendi süzgeçlerinden geçirip değerlendirirler ve sistemlere uymayan şeylere karşı büyük direnç gösterirler. Bu sessiz bir karşı koymadır  büyük reaksiyonlardan önce gizli inatçılık güderler. İnandıkları şeyler için sonuna kadar uğraşır ve asla yılmazlar  ancak ifadelerinde hep bir parça yakınma  hüzünlenme ve hayıflanma saklıdır.
    Kahverengi: Yoğunlaşma  Telepati  Büyü  Şüphe  Hayvanlar
    Genel anlamda:
    Kahverengi  yeryüzü  toprak ve bir anlamda da dünyanın bereketliliğini temsil eder. Ev hayvanları  hayvanlarlada bağlantılıdırlar. Kayıp eşyaların büyü yolu ile bulunmasında  telepati ve tanıdıkların korunmasını temsil eder. Negatif anlamda kararsızlık  şüphe  enerji emmeye kadar anlamlar ifade edebilir.
    Kişilik: Kahverengi insanlar tanıdıklarına çok bağlıdırlar ve onları korumaya çalışırlar. Ev hayvanlarını sever ve bakarlar. Telepati özellikleri vardır. Koyu kahverengi kişiliklerde aşırı şüphe ve her konuda kararsızlık görülür ve genelde eneji tüketirler.
    Yeşil: Para  Şans  Hırs  Tutuku  Kıskançlık  Büyüme
    Genel anlamda:
    Parayı şansı  finansal alanda başarı  bereketliliği  hasadı ve iş birliğini temsil eder. Yeşil toprak elementinin rengidir ve gezegenimizin bereket ve verimliliğinin yanısıra hayatın kendisini temsil eder.
    Kişilik: Dengeli ve oturmuş  tabiatla barışık ve bağlantılı bir kişiliği temsil eder. İş ortamlarında grup çalışmalarına yatkındırlar  hırslıdırlar ve parasal anlamda şansları yüksektir. Hayırsever ve iyileştirme gücüne sahiptirler. Biraz kıskançtırlar. Koyu yeşil kişilikler uyumsuzluk  aşırı kıskançlık ve aşırı tutku gösterebilirler.
    Mavi: Barış  Sabır  Onur  Sadakat  Akıl  Gerçek  Mutluluk
    Genel anlamda
    : Su elementinin rengidir. Okyanus  uyku  alacakaranlık ve gökyüzünü sembolize eder.Açık mavi anlayış  sağlık  barış  mutluluk  ruhani uyanıklılık ve sabrı temsil ederken  koyu mavi depresyon  aksilik  talihsizlik ve düşüncesizce hareketi temsil eder.
    Kişilik: Mavi insanlar  iç huzuru ve dengesi yerine sakin  içten  samimi  onurlu ve anlayışlıdır. İnançlı ve derin duygulara sahiptirler  algılama güçleri keskindir. Sevdiklerine sadık ve inançlarına bağlıdırlar. Koyu mavi kişilikler içine kapanık  korku  endişe ve ihtiyatlı olma ihtiyacı hissederler  çok değişken tepkisel  depresif ve boyun eğici davranabilirler.

     


    Tarih: , 9/3/2009 Kategori: YAŞAM
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    Güllerin Efendisi dediler ya sana,belkide gülleri sevmem bu yüzdendir...
    http://img258.imageshack.us/img258/5213/hkdilefkarzg3.jpg
    ey ruhumu dirilten en sevgiliye en yakın olduğumuz gün


    ya Nebi
    bir kandile daha hasretinle salat ve selamlarla dualarla kardeşlik duygularıyla
    kavuştuk şükür

    KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN 



    Tarih: , 7/3/2009 Kategori: DİNİ KONULAR
    Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

    Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili

    Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili

    Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.

    Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.

    O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.

    İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.

    Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?

    Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.

    O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)

    Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,
    - "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.
    - "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.
    Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!
    "Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.

    Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.

    Ertesi gün Yahudiye vardılar:
    "Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.
    Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.
    Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.
    Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler.
    Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,

    "Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.

    Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.

    "Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)

    Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..

    Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."

    Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)

    Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:

    "O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."

    Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:

    "Hem Muhammed gelmesi oldu yakin
    Çok alâmetler belürdi gelmedin"

    Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi.

    Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.

    Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)

    Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.

    Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.

    Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.

    Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.

    Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.

    Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)

    İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.
    Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.

    Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.


    Tarih: , 7/3/2009 Kategori: DİNİ KONULAR
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı
    <- Son Sayfa Sonraki Sayfa ->



    BLOG DESİNG BY İLKAYIN MEKANI




    HOŞ SOHBETLER





    Bu sitede yer alan yazıların bir bölümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. Sitedeki fotoğraflar ve yazılar, internetten ve çeşitli yayınlardan derlenmiştir, sadece görsel amaçlı olarak sergilenmektedirler, telif hakları, sahiplerine aittir.